Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 5:02

[1] Ey mümin kardeşler, Yahudi atalarımızın başına gelenleri hatırlayın. Hepsi Allah’ın gönderdiği bulutla korundu, hepsi çekilen denizin yatağından geçti.

[2] Musa Peygamber’e itaat etmek üzere hepsi bulutta ve denizde âdeta vaftiz oldu.

[3] Hepsi aynı ruhani yiyecekten yedi,

[4] aynı ruhani içecekten içti. Çünkü onlara eşlik eden ruhani kayadan çıkan suyu içtiler. O kaya Mesih’ti.

[5] Allah yine de bu atalarımızın çoğundan razı değildi. Nitekim birçoğu çölde öldüler.

[6] Bu olaylar bize ibrettir. Şöyle ki, atalarımız gibi kötü şeyleri arzulamayalım.

[7] Onlardan bazıları gibi putlara ibadet etmeyin. Bakın, Tevrat’ta ne yazıyor: “Halk yiyip içmek için sofraya oturdu, sonra kalkıp putların önünde çılgınca eğlendi”.

[8] Bazıları gibi fuhşa kapılmayın. Bir gün içinde İsrailoğullarından yirmi üç bin kişi bu günah yüzünden öldü.

[9] Bazıları gibi Mesih’in sabrını zorlamayın. Böyle yapanları yılanlar sokup öldürdü.

[10] Bazıları gibi homurdanmayın. Böyle yapanları ölüm meleği yok etti.

[11] Bu halkın başına gelenlerden ibret almalıyız. Bu olaylar, ahir zamanda yaşayan bizlere ikaz olsun diye kayda geçirildi.

[12] Öyleyse sağlam yerde durduğunu düşünen dikkat etsin, düşmesin.

[13] Karşılaştığınız tecrübeler, herkesin karşılaştığı insanî tecrübelerdir. Allah’a güvenin; Allah gücünüzü aşan tecrübelerden geçmenize müsaade etmez. Zorluklarla imtihan edildiğinizde dayanabilmeniz için size çıkış yolunu da sağlar.

[14] Sevgili mümin kardeşlerim, bu sebeple putperestlikten uzak durun.

[15] Sizler aklı başında olan insanlarsınız. Söylediklerim doğru mu, değil mi kendiniz karar verin.

[16] Rab’bin Sofrası ayininde takdis ettiğimiz kâseden içtiğimiz zaman Mesih’in kanıyla sağladığı kefarete hissedar oluyoruz. Ekmeği bölüştürüp yediğimiz zaman, Mesih’in çarmıhta deşilen bedeniyle sağladığı kefarete hissedar oluyoruz.

[17] Bu ayinde birçok parçaya ayrılan ve Mesih’in bedenini temsil eden ekmek tektir. Biz de sayıca çok olduğumuz halde tek bir beden teşkil ediyoruz. Çünkü hepimiz o tek ekmeği paylaşıyoruz.

[18] İsrail halkını düşünün. Allah’ın mabedindeki sunakta kesilen kurban etlerini yiyenler, sunakta sunulan kurban sayesinde ibadette birleşiyorlar.

[19] Bununla ne demek istiyorum? Putların ya da putlara adanan yiyeceklerin önemli olduğunu mu söylüyorum?

[20] Elbette hayır. Fakat putperestler, adaklarını Allah’a değil, cinlere sunuyorlar. Cinlerle münasebetiniz olsun istemiyorum!

[21] Rab’bin kâsesinden içtikten sonra gidip cinlerin kâsesinden içemezsiniz. Rab’bin Sofrası’ndan yedikten sonra gidip cinlerin sofrasından yiyemezsiniz.

[22] Bunu yaparsak Rab’bi kıskandırırız. Bunu yapmak istiyor muyuz? Biz Rab’den daha güçlü müyüz?

[23] “Ne yapsam bana caiz” diyorsunuz. Fakat her yaptığım şey bana hayır getirmez. “Ne yapsam bana caiz”. Fakat her yaptığım şey başkalarının imanını geliştirmez.

[24] Yalnız kendi çıkarınızı düşünmeyin, başkalarını da düşünün.

[25] Kasaplar çarşısında satılan eti vicdan muhasebesi yapmadan yiyebilirsiniz.

[26] Çünkü “yeryüzü ve içindeki her şey Rab’be aittir.”

[27] İman etmemiş biri sizi evine davet edebilir. Eğer gitmeye karar verirseniz, önünüze konan her yiyeceği vicdan meselesi yapmadan yiyebilirsiniz.

[28] Fakat biri, “Bu et puta sunulan kurban etidir” derse, o zaman yemeyin. Bu ikazı yapan kişi için ve vicdan huzuru için yemeyin.

[29] Senin değil, öbür adamın vicdan huzuru için demek istiyorum. Fakat sen şöyle diyebilirsin: “Başkasının vicdanı benim hürriyetimi niçin sınırlasın?

[30] Eğer yemeğimi Allah’a şükrederek yiyorsam, şükrettiğim şey için neden kötüleneyim?”

[31] Bunun için ne yerseniz, ne içerseniz, ne yaparsanız hep Allah’ın izzeti için olsun!

[32] İster Yahudi, ister Grek, isterse Allah’ın cemaatinden olsun, kimsenin ayartılmasına sebep olmayın!

[33] Benim gibi olun. Ben kendi çıkarımı düşünmüyorum, çoğunluğun çıkarını düşünüyorum. Herkesi her yönden hoşnut etmeye çalışıyorum. Çünkü ebedî kurtuluşa erişmelerini istiyorum.

1.kori̇ntli̇ler — Chapters