
Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.): "Ramazan ayının ilk on günü râhmet, ikinci on günü mağfiret, son on günü de cehennem ateşinden âzâd olmaktır" buyuruyor. Bu yüzden Ramazanın ilk on gününde: "Yâ Erhâme’r- râhimîn" duâsına, ikinci on gününde: "Yâ Ğaffârü’z- zünûb", son on gününde ise: "Yâ Atîka’r- rikâb" duâlarına devam edilmesinde çok faydalar vardır. Bu duâlar için belli bir sayı yoktur; ancak her gün yüzer defa okunursa Allâh (c.c.)’nun izniyle istifade edilir. Ramazan ayının 23. gecesi akşam veya yatsıdan sonra Rum ve Ankebut sureleri okunmalıdır. Ayrıca Ramazan ayının herhangi bir günü 363 adet İhlâs-ı Şerîf ve herhangi bir gecesi Fetih suresi okunmalıdır. Ramazan ayında imkânı olanlar umre yapmalıdır. Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.) Ramazan umresi için; "Ramazanda umre yapan benimle haccetmiş gibidir" buyuruyor. Bu yüzden imkânı olanların Ramazan umrelerini kaçırmaması gerekir. Ramazan-ı Şerîf’in bitiminde de Allâh Resûlü (s.a.v.), "Şevval ayında altı gün orucu tutulursa bütün sene oruçlu geçirilmiş gibi olur" (Müslim) buyuruyor. Allâh (c.c.) sevaplar için bire on vereceğini beyân ediyor. Bilindiği gibi hicri seneler 354 gündür. Ramazan ayı bazen yirmi dokuz gün bazen otuz gündür. Yirmi dokuz gün olduğu senelerde altı gün de şevval orucu tutulursa Allâh (c.c.) bire on verdiği için dört gün eksiği ile tüm sene oruçlu geçirilmiş gibi oluyor. O dört günlük eksik de bir sonraki sene Ramazan ayı otuz gün olacağı için oradan gelen altı gün fazlalık ile telâfi edilmiş oluyor. İkisi birbirini böyle tamamlamış oluyor. Bu yüzden Ramazân bittikten sonra da Şevval orucuna devam etmekte çok büyük faydalar vardır. (Ömer Muhammed Öztürk, Sohbetler-1, s.105-107)