
Edebi, ilim bostanlarında; ünsü, halvet diyârında; hayâyı, nefsin patikalarında; ibret almayı, tefekkür vâdîlerinde; hikmeti ise havf bahçelerinde ara (talep et.) Emrine muhalefet ettiğin hâlde, Allâh’ın ihsânının devâm ettiğini; zikrinden yüz çevirdiğin hâlde (sana) halim davrandığını, hayânın azlığına rağmen günâhlarını örttüğünü ve sen O’na muhtâc olduğun hâlde, Onun sana ihtiyâcının olmadığını iyi bil. Örtülü bir şeyi açma. Bir günâhı nefsinde içinden bile söyleme, veya; sakın bir günâha niyetleneyim deme. Hiçbir küçük günâhta ısrâr etme. Bütün ihtiyâç/yoksunluklarda Yüce Allâh’a sığın. Her durumda, muhtâçlığın (sâdece) O’na olsun.Her işte O’na tevekkül et. Hevâyı bırak; nefsinin tuzak kurduğu/pusuda beklediği şeylere kanma. Zikrini gizle. Yüce Allâh’a şükretmeye devâm et.İstiğfârı çoğalt. Düşünerek ibret al. Acele edilecek yerlerde teenni ile, dostluklarında/arkadaşlıklarında insanlarla olan ilişkilerinde hüsn-i edeble hareket et. Nefsin için insanlara öfkelenme; Allâh için nefsine öfkelen. Kötülük husûsunda kimseye denk olma (diğer bir ifâdeyle; kötülüğe kötülükle karşılık verme). Câhili yüzüne karşı methetmekten sakın; kimsenin de seni yüzüne karşı methetmesine râzı olma. Gülmeni azalt, mizâhtan uzak dur. Acıları gizle. Nâmûsluluğu/iffeti izhâr et. (Haris el-Muhasibî, Ahlak ve Arınma) RESÛLULLÂH’IN YASAKLADIĞI SAÇ TRAŞI “Ya hep tıraş edin ya hep bırakın!” (Ebû Dâvûd, Tereccül 14) “Bana bir berber çağırın!” buyurdu. Gelen berbere emretti, berber bizim başlarımızı tamamen tıraş etti. (Ebû Dâvûd, Menâsik 78) “Resûlullah (s.a.v.) başın bir kısmını tıraş edip bir kısmının (perçem olarak) bırakılmasını yasakladı.” (Buhârî, Libâs 72)