![Aforizmalar 7: Bilim, Felsefe, Tanrı (Caner Taslaman) [EB-210]](/_ipx/_/https://images.zeno.fm/VF210yjmYzDRagMeCNGStGuBMB2Y6JIATGZZs7Mnz2E/rs:fill:512:512/g:ce:0:0/aHR0cHM6Ly9hcmNoaXZlLm9yZy9kb3dubG9hZC9tYmlyZ2luL2ltZy9lYl8zMjQweDMyNDAucG5nP3U9MTc3NDk4MDkyNjAwMA.webp)
About
Caner Taslaman'ın "Hayretten Hayranlığa: Aforizmalarım" adlı kitabından alıntılara yer veriyoruz.
- Sorumluluk ancak iradenin varlığıyla anlamlıdır. İradesi olmayan bir insanın yaptıklarıyla tepeden yuvarlanan bir kaya arasında ne fark kalır? Tepeden yuvarlanan bir kayayı sorumlu tutmak ne kadar anlamsızsa, iradesiz insanı sorumlu tutmak da o kadar anlamsızdır.
- “Bilginin tek kaynağı bilim, bilimin tek kaynağı gözlem ve deneydir” diyenler, bu iddialarının bile gözlem ve deneye dayalı olmayan felsefi bir iddia olduğunu görememekteler!
- Bilimsel tarif, güçlü nükleer kuvvetin, birbirlerini iten protonları çekirdekte bir arada tuttuğunu söyler ama bu açıklama, neden evrenin her köşesindeki maddenin böyle bir kuvvetin işleyişini belirleyen yasalara uyduğunun ve neden böyle yasaların var olduğunun açıklaması değildir.
- Yaşam arzumuzun objesi olan ahiretin varlığının gerçekleşmesi; bu evrene aşkın olanı ama aynı zamanda insanların arzularından haberdar olacak kadar içkin olanı, üstelik bunu gerçekleştirecek kadar bilgili ve kudretli olanı, yani Allah’ın varlığını gerektirmektedir.
- Allah’a atıf yapmayan biri de ahlaklı olabilir ama rasyonel bir ahlaki yapıyı temellendiremez.
Materyalist-ateist varlık anlayışında, evreni aşkın hiçbir varlık olmadığından, bilinçsiz madde parçacıklarından oluşan evrenin bağlayıcı ahlak yasaları empoze etmesi düşünülemez.
- Bir Müslümanın evrende ve canlılar dünyasında bilimin açıklayamadığı boşluklar bulmayı “din” adına arzu etmesi için bir sebep yoktur. Elbette bilimin açıklayamadıkları vardır ama bilimin açıklayamadığı alanlar olması, bunun “din” adına arzu edilmesini gerektirmez.
- “Bir Müslüman evrimci olabilir” demek “Evrimci olmalıdır” demek değildir. “Evrim Kuran’la çelişmez” demek “Kuran’dan evrim çıkar” demek değildir.
- Bir Müslüman, Hz. İsa’yı ilahlaştıranlardan dolayı Hz. İsa’ya sevgisinden vazgeçmediği gibi, bilimi ateizm için araçsallaştırmaya çalışan ateistler yüzünden, Allah’ın yarattığı varlıkları tanımada en önemli yardımcılardan biri olan bilimden de vazgeçmemelidir.
- Düşünce tarihi içerisinde Allah’ı tanıtan iki kitap olduğu ifade edilmiştir; bunlardan birincisi Allah’ın vahyini içeren kitap(lar), diğeri ise evren kitabıdır. Bunlara “insan doğasını” (fıtratı) eklemek gerekir. Bu üç kitaptan hareketle varılan sonuçların birbirini onaylaması, her birinden çıkarılan sonucu daha da güçlendirecek niteliktedir.
- “Her şey şüphelidir” diyenler, bu yaklaşımlarıyla şüphesiz bir şey iddiasında olduklarının farkında olmadan kendilerini yalanlarlar.
- Sorumluluk ancak iradenin varlığıyla anlamlıdır. İradesi olmayan bir insanın yaptıklarıyla tepeden yuvarlanan bir kaya arasında ne fark kalır? Tepeden yuvarlanan bir kayayı sorumlu tutmak ne kadar anlamsızsa, iradesiz insanı sorumlu tutmak da o kadar anlamsızdır.
- “Bilginin tek kaynağı bilim, bilimin tek kaynağı gözlem ve deneydir” diyenler, bu iddialarının bile gözlem ve deneye dayalı olmayan felsefi bir iddia olduğunu görememekteler!
- Bilimsel tarif, güçlü nükleer kuvvetin, birbirlerini iten protonları çekirdekte bir arada tuttuğunu söyler ama bu açıklama, neden evrenin her köşesindeki maddenin böyle bir kuvvetin işleyişini belirleyen yasalara uyduğunun ve neden böyle yasaların var olduğunun açıklaması değildir.
- Yaşam arzumuzun objesi olan ahiretin varlığının gerçekleşmesi; bu evrene aşkın olanı ama aynı zamanda insanların arzularından haberdar olacak kadar içkin olanı, üstelik bunu gerçekleştirecek kadar bilgili ve kudretli olanı, yani Allah’ın varlığını gerektirmektedir.
- Allah’a atıf yapmayan biri de ahlaklı olabilir ama rasyonel bir ahlaki yapıyı temellendiremez.
Materyalist-ateist varlık anlayışında, evreni aşkın hiçbir varlık olmadığından, bilinçsiz madde parçacıklarından oluşan evrenin bağlayıcı ahlak yasaları empoze etmesi düşünülemez.
- Bir Müslümanın evrende ve canlılar dünyasında bilimin açıklayamadığı boşluklar bulmayı “din” adına arzu etmesi için bir sebep yoktur. Elbette bilimin açıklayamadıkları vardır ama bilimin açıklayamadığı alanlar olması, bunun “din” adına arzu edilmesini gerektirmez.
- “Bir Müslüman evrimci olabilir” demek “Evrimci olmalıdır” demek değildir. “Evrim Kuran’la çelişmez” demek “Kuran’dan evrim çıkar” demek değildir.
- Bir Müslüman, Hz. İsa’yı ilahlaştıranlardan dolayı Hz. İsa’ya sevgisinden vazgeçmediği gibi, bilimi ateizm için araçsallaştırmaya çalışan ateistler yüzünden, Allah’ın yarattığı varlıkları tanımada en önemli yardımcılardan biri olan bilimden de vazgeçmemelidir.
- Düşünce tarihi içerisinde Allah’ı tanıtan iki kitap olduğu ifade edilmiştir; bunlardan birincisi Allah’ın vahyini içeren kitap(lar), diğeri ise evren kitabıdır. Bunlara “insan doğasını” (fıtratı) eklemek gerekir. Bu üç kitaptan hareketle varılan sonuçların birbirini onaylaması, her birinden çıkarılan sonucu daha da güçlendirecek niteliktedir.
- “Her şey şüphelidir” diyenler, bu yaklaşımlarıyla şüphesiz bir şey iddiasında olduklarının farkında olmadan kendilerini yalanlarlar.